Dil Etkileşimi Bağlamında Ses-Anlam Eşlemesi ve Türkçedeki Örnekleri
Diller; kültürel, ekonomik, siyasi etkenler başta olmak üzere genel sebeplerle ya da daha özelde, bölgesel ve bireysel temaslar sonucunda etkileşim içerisinde bulunup birbirlerini çeşitli düzeylerde etkilerler. Yeryüzünde, başka dillerle etkileşime girmemiş, tamamen izole durumda, "saf" bir dil düşünülemez; sadece etkileşimlerin yönü, sınırı ve boyutları değişiklik gösterir. Önceleri, sadece yakın bölgeler arasında sınırlı şekilde gerçekleşen temasların aksine, zaman içerisinde ulaşım olanaklarının gelişmesi ve yirminci yüzyılla beraber radyo, televizyon, telefon, internet gibi bölgeler üstü-kıtalar arası iletişim araçlarının ortaya çıkmasıyla, günümüzde dil etkileşimi alanları oldukça genişlemiş, birbirinden farklı yapılara sahip uzak diller arasındaki etkileşimler dahi artış göstermiş ve evrensel boyuta ulaşmıştır.
Dil etkileşimleri, temas hâlindeki dilleri sesbilgisinden sözdizimine kadar pek çok boyutta etkiler. Bu etkilenmenin yönü ise dil konuşurlarının kültürel, ekonomik ve siyasi üstünlüklerine/baskınlıklarına göre değişir. Genel olarak, anılan alanlarda üstün/baskın durumdaki toplumların dilleri verici (etkileyen, baskın, kaynak), etkiledikleri toplumların dilleri ise alıcı (etkilenen, zayıf, hedef) konumundadır. Yönü ne olursa olsun, dil etkileşimlerinin belki de en önemli sonuçları, söz varlığı ve anlam boyutunda görülür. Etkileşime giren diller arasında ortaya çıkan sözcük ödünçlemeleri ya da daha doğru bir ifadeyle söz varlığı düzeyinde yapılan kopyalamalar, bunun somut göstergeleri durumundadır. Bu kopyalamalar (a) ses, anlam ve biçim düzeyinde bire bir yapılan kopyalamalar, (b) alıcı dilin ses özelliklerine uyarlanarak yapılan kopyalamalar ve (c) sadece anlam kopyalamaları şeklinde olabilir. Verici dildeki söz varlığı ögelerinin alıcı dildeki hem ses hem de anlamca benzer ögelerle eşleştirilmesi durumu, yani ses-anlam eşlemeleri ise, bugüne kadar üzerinde yeterince durulmamış bir kopyalama türü olarak karşımıza çıkmakta ve söz varlığı kopyalarının dördüncü (d) türünü oluşturmaktadır. Bu çalışmada, dil etkileşimlerinin söz varlığı, biçimbilgisi ve sesbilgisi boyutunu aynı anda ilgilendiren ses-anlam eşlemeleri tanıtılacak ve "gizli/kamufle edilmiş alıntı" olarak da tanımlanan bu kopyalama türünün Türkçedeki örnekleri üzerinde durulacaktır.
Yazınının PDF biçiminde tam metnine buradan erişebilirsiniz.
Yûnus Emre'de geçen danışmana dikkat çekmek isterim:
Dostdur bizi okıyan üstümüze şakıyan
Şimd'üç buçuk okıyan derin dânışmân olur
Dânışmânun câhili onamaz dervîşleri
Dervîşile dânışmân yavlak erişgen olur
Mustafa Bey, mesajınız için teşekkür ederim. Oradaki danışmanın, ünlü uzuklarından dolayı Farsça dānişmand'ın bozulmuş şekli olduğunu düşünüyorum. Türkçe danış-'tan gelmiş olsaydı ünlü uzunlukları olmazdı.
Gündem kelimesindeki +dAm eki Eski Türkçe tängridäm "ilahî" kelimesinde olduğu gibi aidiyet bildiriyor olabilir. Aidiyet eki bazı lehçelerde +lIk ekiyle karşılandığında göre gündem "güne ait / günlük (konular)" gibi bir anlamda türetilmiş bir sözcük olabilir.
Yorum için teşekkür ederim. Evet, belki de dediğiniz gib gündem sözcüğü oluşturulurken tängridäm sözcüğündeki ek göz önünde tutulmuş olabilir. Anlamca örtüşüyor gibi görünüyor. Detaylıca araştırılması gerekir. En kısa zamanda bu yönüyle de inceleyeceğim.